milyonların sevgilisiyiz.ama senin yerin başka be ashanti!

23/10/2009 · Kategori: i ih_cik_olmamis bu_yok_i ih_cik_

themomoz asosieyşının sadık takipçisi, destekçisi,birtanecik (adet olarak 1) arkadaşı ASHANTİ ye sonsuz teşekkürler...

ofofofo.nasıl da örgütleniyoruz lan ! kitleleri kendimize çekiş tarzımız süpper ha! şuna bak beee!!!tek tek bütün takipçilerimizle iletişim kurup yalakalık yapıyoruz.etkiliyoruz da yani,böyle böyle sayımız her geçen gün artıyor.mesela demin 2 ydik şimdi ashantiyi arkadaş yaptık,hoop 3 olduk.yakın dönem takipçi hedefimiz ise,inanmayacaksın ama,4 !!! (herkes bu kadarını da yapamazsınız diyor,ama biz kararlıyız. çağlayarak geliyoruz. )( haydi çocuklar,başarabiliriz ! )

yalnız ashantiyi ciddi seviyoruz.onu belirtelim.o ilk paragraf duygusal bir anlatım dili ve ruh haliyle yazıldı.(gözlerim sulanmış dimi?soğan doğruyorum diye mi?hayır arkadaşım! duygulandım şurda,ağlıyorum ne var!) hafife almayalım.karşılık verelim.hakkı diye düşünüyorum ben yani..diymi ashanti?ha?uh?

neyse ya,ashanti nbr asl pls?tşk.kib.by.LOL.(çok yalnızım be ashanti..kusura bakmıyon dimi?)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İTİRAFLARIM (dünya klasiği olan. evet.hıhı..)


35 gün boyunca çeşitli yaşamsal fonksiyonları
reddedip
(uyku olsun,yaşasın yemek yemek olsun,"dışkılamak" olsun..fonksiyon dediğim bunlar.bi yerde insanım ben de.sayılırım en azından.zorlarsan kurtarırım yani ki sen de zorlasan ölmezsin dimi!?aslansındır sen,kaplansındır.çok kral adamsındır.zorla bakım accık.ıkınnn ıkınnn! hah dimi baya baya normal insanım.evet.neyse işte,yapıyodum yani bunları,misal günde 16saat uyuyup 16 öğün yemek yerdim.6 günde bir de standart ölçülü kaka* üretirdim..ama devir değişti ve tabi çelik de değişti.o değişince ben de değişmiş sayıldım.e sonuç? 35 gündür uyumuyorum adamım,günlük ortalama uykum 94 dakika 27 saniye filan ;düşünmeyi reddeder oldumdu,ha bundan şikayetçi oldummuydumdu? yooooeeöö. sonra yemek yiyemiyodum lan! ama kimse inanmıyo buna düşün yani,o derece! bi de işte boşaltım sistemimin   çalışma saati/üretim    oranları çılgına bağladı. 14 gün nedir lan! ayıp yani..peki ya o keçi kakası*nın tek bir pıttırığı *bi bokmuş gibi* önümüze sürmek ne yani !? )akabinde aralıksız 5 saat anırarak gülmek ve mütemadiyen saçmalamak :

kafa yapar / kafa bulduğunu düşündürür / kafayı çektiğine alamettir / kafanın almayacağı bir dalalettir / kafadan atıyormuşsun gibi görünür / kafa tutunca zamanını sömürür / kafa patlattıkça sende patlar / kafayı kazan gibi yapar / kafa atası gelenlere itinayla hedef olur /
HAY BEN KAFAMA ..!!! -kafa şişirir.evet. - kafadan kontak.buyrun benim.evet.


bitti bu sayfa.dağılın şimdi.hadi.naş.(normalde çok kibar ve asil bir insanımdır haa. sonra aristokratımdır ben bizzat kendim.ama işte bu ani tepkiler,sinirlenmeler filan hep uykusuzluktan..ya yaa..yazık valla.tüh.hep uykusuzluk hep..bana ve duruşuma yakışmadı.evet.ee?)


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

reklam

 öss ye mi hazırlanıyorsunuz? Ama salak olduğunuz için bir türlü başarılı olamıyor musunuz? İşte themomoz ekibinden sizlere bir müjde gerizekalı ergenler! Momoder yayınlarının çıkardığı öseseye hazırlık kitaplarıyla başarı artık bir şans olmaktan çıkacak.  Nitelikli hocalarımızın hazırlamış olduğu  konu anlatımıyla,resimli açıklamalarıyla ve aklınıza gelebilecek en boru gibi sorularla dolu kitaplarımızla  sizi öseseye hazırlıyoruz sevgili gençler!  Hadi durmayın siz de başarıyı momoder yayınlarıyla yakalayın.
 
 
Albert Einstein 2008 öss sayısal birincisi
 
Fiziğim fena değildi. Ama matematikle pek aram yoktu. Biyoloji de sevmezdim. Kadın anatomisi dışında kafam basmıyodu bu işlere. Sonra bir arkadaşın tavsiyesiyle momoder yayınlarının kitaplarını aldım. Sonra bir baktım baya baya anlamaya başlamışım konuları. Sınavda da çatır çatır çözdüm soruları.Nabeerr!Tüm başarımı momodere borçluyum. Artık ben de üniversite hayatının tadını çıkarıyorum. Gerçi bizim bölümde pek karı kız yok ortam yapamıyorum ama olsun sonuçta güzel bu üniversite dedikleri şey. Derslerde arkadaşına imza falan da attırabiliyorsun. Ohh miss.

reklam cingılımız

owww momo seni yerler yerler
başarının adına ne derler
momoder momoder momoder der der der...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Gençlere hayat dersleri 1- Nefret edilesi insan tipleri

9/10/2009 · Kategori: kaliteli_dopdolu bir i_erik_

Hayatta herkesin nefret ettiği biri ya da birileri vardır. Eğer siz de kendinize karşı birazcık dürüstseniz sevgi ve barış elçisi olmadığınızı kabul eder ve her gün sizi gıcık eden,sinirinizi bozan birileri olduğunu itiraf edersiniz . Sokakta, işte,okulda,dolmuşta hatta belki evinizde bunlardan en az bir tane olduğuna eminim. Hiç var olmasaydı dünyanın daha güzel bir yer olacağını  düşündüğünüz birileri. Konuya açıklık getirmek için bu insanları kendi içlerinde gruplara ayırarak incelemeyi kendime görev bilir ve ilk grubumuzla başlamak isterim.

 

Benciller: Daha ilkokul sıralarında tanışırız bu tip insanlarla. Babalarının dudak uçuklatan paralarla aldığı yeni oyuncakları sınıfa getirip böbürlenirler. O sırada boynu bükük bir şekilde bu arkadaşların yanına giden siz ‘ben de oynayabilir miyim?’ sorusunun yanıtı olarak ‘bana ne bana ne ,babana söyle sana da alsın’ şeklinde çirkin bir cevapla karşı karşıya kalırsınız. O zamanlar bile çirkef ve de şirret olan bu arkadaşlar hayatın getirdiği zorluklar karşısında yükselebilmek için daha da çirkinleşecektir. Üniversite yıllarına gelince bu arkadaşları yaptığı ödevi diğerleriyle paylaşmayan üstüne üstlük de ‘hocam ödev vermiştiniz’ diyen ya da sınavda kopya isteyen zavallı şahsiyete ‘ben de hiç çalışmadım valla,hiçbirşey bilmiyorum’ deyip sınıfın en yüksek notunu alan insan rollerinde görebiliriz. Hayatları boyunca kendilerinden başka kimseyi düşünmeyen bu insanları kınıyor ve size de bunlardan hayır beklememinizi şiddetle tavsiye ediyorum.

 

Her konuda söyleyecek birşeyleri olan insanlar: Bu grup insanlar konu ne olursa olsun lafa atlayıp artistlik yapmayı kendilerine görev bilirler. Kendi içlerinde ikiye ayrılırlar. Gerçekten birşeyler bildikleri için söyleyecek birşeyleri olan insanlar ki bunlar çok şey bildikleri halde tevazu göstermeyi öğrenememişlerdir. İlla ki çok şey bildiklerini göstermek zorunda hissederler . İkinci kategoriye giren birşey bilmedikleri halde söyleyecek birşeyleri olan insanları dolmuş,market gibi bilimum halka açık yerlerde çıkan küçük karışıklıklarda arka fondan olaylar hakkında yorum yaparken ya da arkadaş gruplarında ezik olmadıklarını kanıtlayıp ortama ağırlıklarını koymak için ortamda konuşulan konuya alakasız bir yerden dalarken görmek mümkündür. İlk kategoriye kıskançlıkla karışık bir nefret duyulurken ikincisine duyulan nefret yerini acıma duygusuna bırakabilir. Öyle ya da böyle bu iki türün de daima söyleyecek birşeylerinin olmasının kökeninde kendilerine olan güvensizlik yatmaktadır. Çok yakınınızda olmamak şartıyla çevrenizde dolaşmalarının büyük sakıncası yoktur. Yeri geldiğinde sizi güldürebilirler bile.

 

Mükemmelliyetçiler:  Mükemmelliyetçilerin hayatı plan demektir. Yetişkin bir mükemmelliyetçinin hangi saatte kalkacağı,kahvaltıda ne yiyeceği,trafik ve hava durumuna göre evden  kaçta çıkacağı, gelinliğinin nasıl olacağı,eşiyle kaçta sevişeceği, hangi yılda hangi ayda hangi günde çocuk yapacağı, onları hangi okullara göndereceği;emeklilik fonuna yatırdığı paralarla hayatının son yıllarında neler yapacağı gibi pek çok mevzu kendi hazırladığı planlarda yer almakta ve kusursuz olmak zorundadır. Çünkü adı üstünde onlar mükemmelliyetçidir.

Mükemmelliyetçi bireyimizin gençliği  başarılar içinde geçer.Sınıfta en yüksek hep notu hep o alır. Ödevlerini o kadar mükemmel yapar ve çıtayı o kadar yükseltir ki siz ne kadar uğraşmışsanız da  ödevlerden kötü not alırsınız. Dersteki başarılarını spora,bilime,sanata da taşıyan genç mükemmelliyetçimiz okulun çok sayıda takımının ve topluluğunun yıldız üyesidir. Bu kadar başarıya rağmen hayatlarında heyecan bulunmayan mükemmeliyetçilerin en büyük korkuları kurdukları bu mükemmel düzenin bozulmasıdır. Gerçekten de sinir bozucu olan bu tür yanına yaklaşılmadıkça pek sorun teşkil etmez. Evlerine gitmek zorunda kalırsanız evdeki hiç birşeyin yerini değiştirmemeniz sağlınız açısından yararlı olacaktır.

 

Polyannacılar: Bu grup adını, hayatında başına gelmedik şey kalmamasına rağmen ümidini hiçbir zaman kaybetmeyen saf  ve salak roman kahramanı Polyannadan almaktadır.  Her kötü olayın içinde güzel ve olumlu birşey bulmayı başaran bu insanlar  sinir bozucu bir gülümsemeyle bir kutu Prozacı mideye indirmişçesine  rahat dolaşırlar. Pozitif düşünceyi kendilerine prensip edinen polyannacılar karma,kabala gibi doğu felsefelerine de çok meraklıdırlar. Aslında gerçekten de iyi niyetli olan polyannacılar 21. yüzyılın modern toplumuna göre fazla ütopik varlıklar oldukları için diğer insanlar tarafından şakaymış gibi görülürler. Kötü bir anınızda tüm iyi niyetiyle size yanaşan bir polyannacıdan ‘herşeye rağmen hayat güzel,kötümser olma’ tarzında bir cümle duyarsanız sinirlerinize hakim olmaya çalışın. Ya da boşverin öldürün gitsin. Bunda da bir hayır olduğunu düşünmesi muhtemeldir.

 

Kendilerini beğenmişler:  En tehlikeli gruplardan biri olan kendini beğenmişler, bencillerin de uzaktan akrabalarıdır. Kendilerini beğenmişlerin durmadan konuştukları tek konu yine kendileridir. Gün boyunca ne kadar güzel,ne kadar iyi,ne kadar zengin ne kadar akıllı olduklarından bahsedip dururlar. Söylediklerinin %80 i yalan olan bu insanlar dedikodudan hiç hazetmediklerini söylerken onun bunun arkasından konuşur,ne kadar da alçak gönüllüyüm diyerek kendi söyledikleriyle tezat oluşturur. Durup dururken başkalarına sataşmaktan zevk alan bu insanların tek amaçları insanların ilgisini çekmektir. Aslında kendine  güvensizlikten bunları yapıyor deyip alttan almakta fayda olsa da üstünüze gelmeye devam çirkefleşmekten  çekinmeyin.

 

Başkalarına üstünlük taslayanlar: Kendilerini beğenmişlerin bir üst türü olan bu grup,onlardan çok daha tehlikelidir. Kendilerini beğenmişlerle aralarındaki en önemli fark başkalarına üstünlük taslayanların kendilerine inanılmaz bir güven duymalarıdır. Bu güven çok tehlikeli olup, sizi ağına düşürmek için kullanacağı en önemli silahtır. Avına sinsice ve güleryüzlü yaklaşan bir ‘başkasına üstünlük taslayan’ önce avıyla tatlı tatlı konuşmaya başlar.Yavaş yavaş kendini övmeye başlayan bu avcının yanındaki av kendisini küçük ve değersiz bir yaratık gibi hissetmeye başlar. Bazı ‘başkalarına üstünlük taslayanlar’ sizin sorunlarınızla ilgileniyormuş gibi yaparak aslında kendilerinin ne kadar da yüce gönüllü olduğunu ispatlamaya çalışırlar ve sizi bir kağıt mendil gibi kullanırlar. Bu tehlikeli tür karşısında çok dikkatli olmalı, içten içe küçüldüğünüzü hissetseniz bile bunu ona belli etmemeli,istediği şeyi onun eline vermemelisiniz.

 

Vefasızlar: Son olarak ele alacağımız grup tüm grupların içinde size en çok acı yaşatandır. Çünkü aslında bu insanlara olan nefretinizin kaynağında onlara duyduğunuz sevgi yatar. Zamanında beraber ağlayıp,beraber güldüğünüz,her sırrınızı bilen bu insanlara aslında haddinden fazla değer verdiğinizi anladığınızda kendinizden de nefret edersiniz. Birçok şarkıya konu olan vefasızlar tam onları unutmaya başladığınızda çıkagelip yeniden kafanızı karıştırabilir. Kalbinizin tekrar kırılmaması için onları yeniden hayatınıza almayın ve arkanıza bakmadan uzaklaşıp gidin.

 

Evet gençler...Tıpkı bir sosyolog hassasiyetinde yazdığım bu yazıyı okuduysanız ne mutlu size. Böyle farklılaştığınızı, hayatı başka bi şekilde algıladığınızı, aydınlandığınızı hissetmiyor musunuz? Hayır dediğinizi duyar gibiyim. Benim niyetim de bu değildi zaten. Sadece biraz gözünüz açılsın böyle mal tipler gibi olmayın, acık kendinize gelin diye yazdım bu kadar şeyi. Sonra  öyle bir an gelir ki aynaya bakınca kendinizi tanıyamazsınız valla. Öle işte akıllı olun gelin gençler. Yaramazlık yapmayın. Şimdi dağılın uleyn.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

9/10/2009 ·

naber lan?

Yorum (yok) Yorum yaz!