Gençlere hayat dersleri 1- Nefret edilesi insan tipleri
Hayatta herkesin nefret ettiği biri ya da birileri vardır. Eğer siz de kendinize karşı birazcık dürüstseniz sevgi ve barış elçisi olmadığınızı kabul eder ve her gün sizi gıcık eden,sinirinizi bozan birileri olduğunu itiraf edersiniz . Sokakta, işte,okulda,dolmuşta hatta belki evinizde bunlardan en az bir tane olduğuna eminim. Hiç var olmasaydı dünyanın daha güzel bir yer olacağını düşündüğünüz birileri. Konuya açıklık getirmek için bu insanları kendi içlerinde gruplara ayırarak incelemeyi kendime görev bilir ve ilk grubumuzla başlamak isterim.
Benciller: Daha ilkokul sıralarında tanışırız bu tip insanlarla. Babalarının dudak uçuklatan paralarla aldığı yeni oyuncakları sınıfa getirip böbürlenirler. O sırada boynu bükük bir şekilde bu arkadaşların yanına giden siz ‘ben de oynayabilir miyim?’ sorusunun yanıtı olarak ‘bana ne bana ne ,babana söyle sana da alsın’ şeklinde çirkin bir cevapla karşı karşıya kalırsınız. O zamanlar bile çirkef ve de şirret olan bu arkadaşlar hayatın getirdiği zorluklar karşısında yükselebilmek için daha da çirkinleşecektir. Üniversite yıllarına gelince bu arkadaşları yaptığı ödevi diğerleriyle paylaşmayan üstüne üstlük de ‘hocam ödev vermiştiniz’ diyen ya da sınavda kopya isteyen zavallı şahsiyete ‘ben de hiç çalışmadım valla,hiçbirşey bilmiyorum’ deyip sınıfın en yüksek notunu alan insan rollerinde görebiliriz. Hayatları boyunca kendilerinden başka kimseyi düşünmeyen bu insanları kınıyor ve size de bunlardan hayır beklememinizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Her konuda söyleyecek birşeyleri olan insanlar: Bu grup insanlar konu ne olursa olsun lafa atlayıp artistlik yapmayı kendilerine görev bilirler. Kendi içlerinde ikiye ayrılırlar. Gerçekten birşeyler bildikleri için söyleyecek birşeyleri olan insanlar ki bunlar çok şey bildikleri halde tevazu göstermeyi öğrenememişlerdir. İlla ki çok şey bildiklerini göstermek zorunda hissederler . İkinci kategoriye giren birşey bilmedikleri halde söyleyecek birşeyleri olan insanları dolmuş,market gibi bilimum halka açık yerlerde çıkan küçük karışıklıklarda arka fondan olaylar hakkında yorum yaparken ya da arkadaş gruplarında ezik olmadıklarını kanıtlayıp ortama ağırlıklarını koymak için ortamda konuşulan konuya alakasız bir yerden dalarken görmek mümkündür. İlk kategoriye kıskançlıkla karışık bir nefret duyulurken ikincisine duyulan nefret yerini acıma duygusuna bırakabilir. Öyle ya da böyle bu iki türün de daima söyleyecek birşeylerinin olmasının kökeninde kendilerine olan güvensizlik yatmaktadır. Çok yakınınızda olmamak şartıyla çevrenizde dolaşmalarının büyük sakıncası yoktur. Yeri geldiğinde sizi güldürebilirler bile.
Mükemmelliyetçiler: Mükemmelliyetçilerin hayatı plan demektir. Yetişkin bir mükemmelliyetçinin hangi saatte kalkacağı,kahvaltıda ne yiyeceği,trafik ve hava durumuna göre evden kaçta çıkacağı, gelinliğinin nasıl olacağı,eşiyle kaçta sevişeceği, hangi yılda hangi ayda hangi günde çocuk yapacağı, onları hangi okullara göndereceği;emeklilik fonuna yatırdığı paralarla hayatının son yıllarında neler yapacağı gibi pek çok mevzu kendi hazırladığı planlarda yer almakta ve kusursuz olmak zorundadır. Çünkü adı üstünde onlar mükemmelliyetçidir.
Mükemmelliyetçi bireyimizin gençliği başarılar içinde geçer.Sınıfta en yüksek hep notu hep o alır. Ödevlerini o kadar mükemmel yapar ve çıtayı o kadar yükseltir ki siz ne kadar uğraşmışsanız da ödevlerden kötü not alırsınız. Dersteki başarılarını spora,bilime,sanata da taşıyan genç mükemmelliyetçimiz okulun çok sayıda takımının ve topluluğunun yıldız üyesidir. Bu kadar başarıya rağmen hayatlarında heyecan bulunmayan mükemmeliyetçilerin en büyük korkuları kurdukları bu mükemmel düzenin bozulmasıdır. Gerçekten de sinir bozucu olan bu tür yanına yaklaşılmadıkça pek sorun teşkil etmez. Evlerine gitmek zorunda kalırsanız evdeki hiç birşeyin yerini değiştirmemeniz sağlınız açısından yararlı olacaktır.
Polyannacılar: Bu grup adını, hayatında başına gelmedik şey kalmamasına rağmen ümidini hiçbir zaman kaybetmeyen saf ve salak roman kahramanı Polyannadan almaktadır. Her kötü olayın içinde güzel ve olumlu birşey bulmayı başaran bu insanlar sinir bozucu bir gülümsemeyle bir kutu Prozacı mideye indirmişçesine rahat dolaşırlar. Pozitif düşünceyi kendilerine prensip edinen polyannacılar karma,kabala gibi doğu felsefelerine de çok meraklıdırlar. Aslında gerçekten de iyi niyetli olan polyannacılar 21. yüzyılın modern toplumuna göre fazla ütopik varlıklar oldukları için diğer insanlar tarafından şakaymış gibi görülürler. Kötü bir anınızda tüm iyi niyetiyle size yanaşan bir polyannacıdan ‘herşeye rağmen hayat güzel,kötümser olma’ tarzında bir cümle duyarsanız sinirlerinize hakim olmaya çalışın. Ya da boşverin öldürün gitsin. Bunda da bir hayır olduğunu düşünmesi muhtemeldir.
Kendilerini beğenmişler: En tehlikeli gruplardan biri olan kendini beğenmişler, bencillerin de uzaktan akrabalarıdır. Kendilerini beğenmişlerin durmadan konuştukları tek konu yine kendileridir. Gün boyunca ne kadar güzel,ne kadar iyi,ne kadar zengin ne kadar akıllı olduklarından bahsedip dururlar. Söylediklerinin %80 i yalan olan bu insanlar dedikodudan hiç hazetmediklerini söylerken onun bunun arkasından konuşur,ne kadar da alçak gönüllüyüm diyerek kendi söyledikleriyle tezat oluşturur. Durup dururken başkalarına sataşmaktan zevk alan bu insanların tek amaçları insanların ilgisini çekmektir. Aslında kendine güvensizlikten bunları yapıyor deyip alttan almakta fayda olsa da üstünüze gelmeye devam çirkefleşmekten çekinmeyin.
Başkalarına üstünlük taslayanlar: Kendilerini beğenmişlerin bir üst türü olan bu grup,onlardan çok daha tehlikelidir. Kendilerini beğenmişlerle aralarındaki en önemli fark başkalarına üstünlük taslayanların kendilerine inanılmaz bir güven duymalarıdır. Bu güven çok tehlikeli olup, sizi ağına düşürmek için kullanacağı en önemli silahtır. Avına sinsice ve güleryüzlü yaklaşan bir ‘başkasına üstünlük taslayan’ önce avıyla tatlı tatlı konuşmaya başlar.Yavaş yavaş kendini övmeye başlayan bu avcının yanındaki av kendisini küçük ve değersiz bir yaratık gibi hissetmeye başlar. Bazı ‘başkalarına üstünlük taslayanlar’ sizin sorunlarınızla ilgileniyormuş gibi yaparak aslında kendilerinin ne kadar da yüce gönüllü olduğunu ispatlamaya çalışırlar ve sizi bir kağıt mendil gibi kullanırlar. Bu tehlikeli tür karşısında çok dikkatli olmalı, içten içe küçüldüğünüzü hissetseniz bile bunu ona belli etmemeli,istediği şeyi onun eline vermemelisiniz.
Vefasızlar: Son olarak ele alacağımız grup tüm grupların içinde size en çok acı yaşatandır. Çünkü aslında bu insanlara olan nefretinizin kaynağında onlara duyduğunuz sevgi yatar. Zamanında beraber ağlayıp,beraber güldüğünüz,her sırrınızı bilen bu insanlara aslında haddinden fazla değer verdiğinizi anladığınızda kendinizden de nefret edersiniz. Birçok şarkıya konu olan vefasızlar tam onları unutmaya başladığınızda çıkagelip yeniden kafanızı karıştırabilir. Kalbinizin tekrar kırılmaması için onları yeniden hayatınıza almayın ve arkanıza bakmadan uzaklaşıp gidin.
Evet gençler...Tıpkı bir sosyolog hassasiyetinde yazdığım bu yazıyı okuduysanız ne mutlu size. Böyle farklılaştığınızı, hayatı başka bi şekilde algıladığınızı, aydınlandığınızı hissetmiyor musunuz? Hayır dediğinizi duyar gibiyim. Benim niyetim de bu değildi zaten. Sadece biraz gözünüz açılsın böyle mal tipler gibi olmayın, acık kendinize gelin diye yazdım bu kadar şeyi. Sonra öyle bir an gelir ki aynaya bakınca kendinizi tanıyamazsınız valla. Öle işte akıllı olun gelin gençler. Yaramazlık yapmayın. Şimdi dağılın uleyn.
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
3 yorum yazilmistir
Yazan:ashanti | Tarih: 2009-10-10 07:18:34Konu: iyi tanım
Yazan:mom | Tarih: 2009-10-09 22:48:30çok güzel tanım getirmişsin tam toplum içindeki kişiler:)
Konu: küfür
Yazan:momosu özmomoboklarından | Tarih: 2009-10-09 22:45:10bu ne lan a.q
Konu: tebrik
tanrım bu kadar mı doğru tespitler yapılır sevgili themomoz ekibi. Tüylerim diken diken oldu valla korktum. Hep böylelerini görürdüm gıcık olurdum ama sorun bende zannederdim. Artık kendimle daha barışık ve mutlu bir nsanım. Pazartesi de rejime başlıcam bu gazla. Diğer yazılarınızı da merakla bekliyoruz.